top of page

CENNET VE CEHENNEM

Her bir dünyadaki doğum yoluyla bedenleme olayı arasındaki dönemde doğruluktan ayrılmamış, dogmalara sapmamış, bağnazlıktan uzak tevazu sahibi insan ruhları maddi olmayan boyutlarda kıyam ederler ve onlar orada melekler gibidirler. Orada yemek içmek yoktur. Evlilik yoktur. Kadın erkek şeklinde dünyadaki gibi bir cinsiyet yoktur. Onlar orada seviyelerine göre var olan ve bir sonraki dünya sınavları için eğitim alan bilinçlerdir. Belli bir dış şekilleri yoktur. Araplardaki zevk ve sefa yeri olarak kitleleri gütmek için söylenen yerler yani cennetler veya eziyet ve işkence yeri cehennemler yoktur. Bilinç boyutları vardır. Ölümü takiben bu salih ruhlar kabirde üç gün uyurlar. Burada gördükleri rüyalar iyi ya da kötü, dünya yaşamlarında ne ekmişlerse, gerçekleşir. Salih ruhlar üçüncü günün sonunda uyandırılır. Kötüler, tiranlar, şehvetperestler, öfkesinin esiri olanlar ve aç gözlüler ise uyandırılmayarak bir daha gün ışığını göremeyecek şekilde karanlığa terk edilirler. İlahi adalet gereği cezaları bitince hafızaları (ruhsal) silinerek varlık aleminden artık alemine düşürülürler. Artık onlar yerin altında ota, köke can veren, kendinin farkındalığı olmayan basit enerjilere dönüşmüşlerdir. Bir ruh için en büyük ıstırap budur ama onlar maddeye taptıkları için Tanrı tarafından gıyablarında hüküm verilerek  maddeye karıştırılmışlardır. Kutsal Ruh (İnsanı Kamil) bilincine (sevgi) ulaşmış ruhlar ise bedellerinin ölümünü takiben  kabire hiç girmeden direkt olarak ışığa alınırlar. Bu ruhların kutsallıkları Huzurda Tanrı tarafından onaylandıktan sonra onlar Tanrı bilincine karışarak yeniden bedenlenme çarkından çıkarlar. TANRIYA KAVUŞURLAR. Tanrıyla bir olmak budur. Onlar artık Tanrının askerleridir. Biz olmuşlardır. Aralarında kıdem veya herhangi bir ayrım yoktur. Hepsi Tanrıya bağlıdırlar. Hepsi Tanrının huzurunda ve ayakta dururlar.  Hüküm sadece Tanrınındır. Geleceği sadece Tanrı bilir ve yapar.  Kutsal Ruhlar arasında benlik yoktur ama aldıkları görevleri gereği her biri tekrar Tanrısal Bütünsellikten bireyselleşerek ayrılarak dünyada ya da maddi ya da maddi olmayan diğer alemlerde görevlerini gecikmesiz olarak, anında icra ederler. İnsanoğlunun özgürlüğü  buradadır. Tanrıyla mı birleşecek yoksa toprağa mı karışacak. Tanrı insanın bu seçimine karışmıyor. Bunu tamamen insanın kendi hür iradesine bırakmıştır. "Hem Tanrıya hem de dünyaya tapamazsınız."  İki efendiye birden hizmet edilmez. Yeşua'dan alınan bilgiler doğrultusunda...

1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

İnsan ruhu ne güneştir, ne ay, ne toprak ve ne de başka birşey. İnsan insandır. Ruhu yeterince bilinçlenip arındığında Tanrı enerjisine değer ve birleşirler. Bedeni değil ruhu birleşir. Egosu da değil

MANASI NEDİR,?  YAŞANTIMIZDA VE KENDİ İÇİMİZDEKI YERİ NEDİR? Öncelikle kendimizle olan ilişkimizin sevgi esaslı olması demektir. Kendimizi sevmeden diğer insanları sevemeyiz. Diğer varlıkları sevemeyi

Tanrı mükemmeldir öyleyse bizim de mükemmel olmaya çalışmamız gerekiyor. (Matt 5:48) Tanrı bizi kucaklamak istiyor. En üst lütuf olan Kendisiyle Kaynakta birleşmeye çağırıyor. Dünyevi ayartmalara muha

bottom of page