Hep kötü niyetliler mi kazanıyor?

Tanrıya inanmayan komünist toplumlarda hiç durmadan çalışanlar asla birşeye sahip olamazlar. Kapitalist toplumlarda ise kendilerini sürekli daha fazla çalışmaya mecbur edecek birkaç basit gereksinime sahip olabilirler. Komünist toplumlarda aile kavramının olmaması kişilerin kendilerine değer verip saygı gösterme özelliğini yok eder. Kendisine değer vermeyen insan ise başkalarına hiç değer vermez. Kapitalist toplumlarda ise vitrinlerdeki sahip olunacak emtianın bolluğu bencilliği hat safhaya çıkarır. Bu da sonuçta aile kavramını zayıflatır. Her ikisinde de insan ruhu çürür. Her ikisinde de bir mutlu azınlık sınıf vardır. Hiçbir zaman fazla bir emek sarfetmeyen ama herşeye sahip olan kötü niyetli bir azınlık. Laik demokrasi olmayan ve dini dogmalarla, gökten inme kitaplarla yönetilmeye çalışılan oligarşik toplumlarda da durum budur. Sadece görüntü farklıdır ama temelde kendi aklını kullanamayan, kendisini değersiz gibi gören insanın sömürülmesi vardır.


Kötü niyetli insanlar az da olsa hep vardır. Bir de  bunlara aptallıklarından veya küçük bir menfaat karşılığında hemen tabi olacak kütleler vardır. Bu kütleler olmasaydı kötü niyetli azınlıklar bu kadar etkili olamaz, toplumların yönetiminlerini ele geçiremezlerdi. Tüm değer yargılarını kendi şeytani ihtirasları doğrultusunda kullanan kötü niyetli bu azınlık rasyonellikten uzak kalabalıkların zihinlerini, onların istedikleri ama, aslında, gerçekleşmesi hiçbir zaman mümkün olamayacak ham hayaller, yalan ve fantezilerle yönlendirirler. Her toplum şeklinde de maalesef bu azınlıklar herşeyin keyfini çıkarırlar. Görünüşte çıkarırlar ancak onlar, aslında sadece bu maddi dünya yaşamına razı olmuş bedbahtlardır.


Temelde kötü niyetli kimseler olan bu azınlıklar hiç kimseye iyi niyet beslemezler çünkü herkesi kendileri gibi bilirler. Bu yüzden iyi niyetli insanlar, saf ruhlu bireyler hiçbir sistem, din ya da ülkü, ideoloji adı altında kendilerinden fazla fedakarlık etmemelidirler. Zihinlerini bu tip hayali bazı şartlanmaların kölesi haline getirmemelidirler. Fazla fedakarlık kişinin kendi kul hakkına girmesidir. Gün gelir "yapmasaydın" derler. Birgün takdir edilir diye kendinizi paralamayın. Bir kere takdir etmeyen hiçbir zaman takdir etmeyecektir. Davranışlarınız dengeli bir dayanışma çizgisinden sapmasın. Sonuçta sizlerin fazla fedakarlıklarınız neticesinde oluşacak mal, mülk eski tabirle dinar ve dirhem bazı kötü niyetli şer kurnazlarının iştahını kabartacaktır ve onlar pislik sinekleri gibi bunların üzerine çıldırmış bir tarzda üşüşeceklerdir. Çatlayana kadar taptığı parayı yemeğe devam edeceklerdir. Fiiliyatta bunlar toplumları yıkıma götürmekten dahi çekinmeyeceklerdir. Ve, bunları yaparken de ruhları cehenneme (ikinci ölüme) doğru sessiz bir azap içinde yürümeye devam edecektir.


Sonuçta görüşte hep kötü niyetliler mi kazanıyor? Hayır. Kötü niyetli insanlar her zaman şüphe içinde olurlar. Hatta bu şüphe zamanla onları delirtir. Paranoyaklaşırlar. Şüphe içinde olan kimseler Tanrı dahil  herşeye şüphe ile bakarlar. Haksız olarak elde ettikleri mülkler ve makamlar onları geçici bir süre olarak mutlu etse de vicdanı temiz gerçek bir inanç sahibinin sahip olduğu iç huzura ve mutluluğa asla erişemezler. Bu iç huzuru olmadan da kişinin zihni kendi içindeki Tanrısal özden, ruhundan asla olumlu manevi geri beslemeleri alamayacaktır. Neticede gerçek mutluluğa, içsel huzura ulaşamayacaktır.

Kişi kendinden bilir. Bu nedenle kimsenin namazına niyazına da bakmayın. Kişilerin parayla olan ilişkilerine bakın. 

Yeşua2000

4 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Dünyasal şeylere atfedilen önem büyük bir yanılgıdır. Çünkü bu hal düşüncelerimizi sonsuz olan Bir'den geçici olana çevirir. Bu durumda Tanrı kelimesini duyan, bu kelimenin gerisindeki sonsuzluğu deği

Tanrı sevgidir. Bu temel sıfatı Onun evreni ve bizleri yaratmasının nedenidir. Evrende hem ruhsal yaşam vardır hem de maddi yaşam. İkisi iç içedir. Tanrı varlıklara özgür irade vermiştir ki bu varlıkl

Çünkü kendisini yaratan Tanrı kutsaldır. İnsanın sorumluluğu Tanrının kişiliğinde sabitlenmiştir. "Kutsal olun çünkü Tanrı kutsaldır." Onunla birlikte ebedi yaşamı hak etmek için insanında kutsal olma